Patoloji Dernekleri Federasyonu

Kullanıcı Girişi

1933 Reformu ve Hamdi Suat Aknar Sonrası (Patoloji'de Alman etkisi)


1933 Reformu sırasındaNazi Almanya'sından kaçarak ülkemize gelen Prof. Philip Schwartz (1894-1978) ve Prof. Siegfried Oberndorfer (1876-1944) uzun yıllar patolojik anatomi eğitimi vermişler, pek çok öğrenci ve patolog yetiştirmişlerdir. Prof. Schwartz patolojik anatomi kürsüsünün başına gelerek, öğrenci ve asistan eğitiminde makroskobi, mikroskobi ve otopsi konusunda pratik uygulamaya önem vermiş, Türkiye'de ilk kez klinikopatolojik dersleri 1942'de başlatmış, bugün hala korunan arşiv sistemini yerleştirmiştir. Schwartz'ın yanında yetişen Besim Turhan , Münevver Yenerman , Talia Bali Aykan , Süreyya Tanay , Bedrettin Pars , Kemal Akgüder , İhsan Şükrü Aksel ve Perihan Çambel Türkiye'nin ilk patoloji hocaları ve çeşitli patoloji kürsülerinin kurucuları olmuşlardır. Prof. Oberndorfer İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 1937'de kurulan Genel Patoloji ve Deneysel Patoloji kürsüsüne atanmış; Sedat Tavat, Üveis Maskar , Osman Saka , Satı Eser gibi patologların yetişmesinde etkili olmuştur. Oberndorfer ülkemizdeki çalışmaları sırasında nöroendokrin hücreleri ilk kez tanımlamıştır.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bu gelişmeler yaşanırken Hamdi Suat Aknar'ın öğrencilerinden Kamile Şevki Mutlu ve Perihan Çambel patolojinin yaygınlaşması, kurumsallaşması konusunda önemli çalışmalar yapmışlardır. Kamile Şevki Mutlu (1906-1987) ilk kadın tıp profesörümüzdür. Hamdi Suat Aknar'ın ayrılmasından sonra İstanbul Tıp Fakültesi'nde durmamış, Ankara'ya gelerek Numune Hastanesi'ndeki patoloji laboratuarını kurmuştur. Burada 10 yıl süre ile çalışmış (1935-1945), daha sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açılırken Üniversite'nin gereksinimi nedeniyle Histoloji ve Embriyoloji kürsüsünü kurmuş, Üniversite'nin açılış dersini vermiştir. Perihan Çambel (1909-1987), Hamdi Suat'ın ardından Vakıf Gureba Hastanesinde çalışmış, ABD de kanser üzerine bilimsel araştırmalar yapmıştır. Daha sonra Ankara Numune Hastanesi'nde patolog olarak görev yaparken kanserle ile ilgili deneysel araştırmalarını sürdürmüştür.

Kamile Şevki ve Perihan Çambel Hamdi Suat ile sonraki kuşak arasında aracı rol oynamıştır. Ancak Çambel'in Üniversite dışında kalması, Mutlu'nun ise Histoloji-Embriyoloji'ye geçmesi patoloji bakımından ciddi bir kayıp olarak değerlendirilebilir. Alman Hocaların ise Oberndorfer öldükten ve Schwartz başta maddi nedenler olmak üzere çeşitli nedenlerle ülkemizden ayrıldıktan sonra kalıcı izler bırakmamış, bir anlamda patoloji üçüncü kez yeniden doğmak durumunda kalmıştır.

Kamile Şevki (1906-3 Ekim 1987) Darülfünun'un ilk kadın mezunlarından biri olarak bitirmiştir. Aynı yıl Hamdi Suat'ın yanında ihtisasa başlamış, ilk makalesini öğrenciliği sırasında yayınlamıştır. 1932'de Hamdi Suat'ın önerisiyle maddi güvence sağlaması için aynı zamanda dermatoloji uzmanlık sınavına girerek diploma almıştır. 1933-1935 yılları arasında Berlin Üniversitesi Patoloji Bölümünde Prof. Rössie'nin yanında çalışmış, yurda döndüğünde sınava girerek uzman olmuştur. Türkiye'nin ilk kadın patoloji uzmanı olarak İstanbul Üniversitesi'ne atanmış ancak Hamdi Suat buradan ayrılmış olduğundan Üniversite'de kalmamış, Ankara Numune Hastanesi Anatomik Patoloji uzmanlığına tayin olmuştur. Kamile Şevki'nin atama kararında Cumhurbaşkanı Atatürk'ün de imzası vardır. 1945'te Ankara Üniversitesi kurulana kadar Numune Hastanesi'nde çalışmıştır. Tıp Fakültesi'nin kuruluşunda Histoloji'de gereksinim olduğu için Embriyoloji kürsüsünü kurmak üzere atanmışsa da 1.6.1952'ye kadar vekaleten Numune Hastanesi'ndeki görevini sürdürmüştür. Yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda çalışmaya katılmış, ülkemizde ilk elektron mikroskobunu kurarak hücrenin inceyapısı üzerinde araştırmalar yapmıştır. Atatürk'ün naaşının Etnografya Müzesi'nden Anıt-kabir taşınması sırasında gözlemci olarak bulunmuştur. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden yetişen patologlar, Türkiye'nin ilk patoloji hocaları ve patoloji kürsülerinin kurucuları olmuşlardır. 1945'e kadar ülkemizdeki patologlar bu iki kaynaktan yetişmiştir.

« Geri

Yorumlar
Bu haber için daha önce yorum gönderilmemiş.